Meme Kanseri Taramasında Yeni Dönem: Herkese Aynı Yöntem Yerine Kişiye Özel Risk Analizi
Onlarca yıldır meme kanseri taramaları büyük oranda yaş faktörüne dayanıyordu. Ancak ABD'de 46.000 kadının katılımıyla gerçekleştirilen ve sonuçları JAMA dergisinde yayımlanan çığır açıcı WISDOM çalışması, bu yaklaşımı kökten değiştirebilir. Araştırma, her yıl standart mamografi çektirmek yerine; genetik, yaşam tarzı ve sağlık geçmişine dayalı kişiselleştirilmiş bir modelin çok daha etkili olduğunu kanıtladı.
Genetik ve Yaşam Tarzı Belirleyici Oluyor
UCSF Meme Bakım Merkezi Direktörü Dr. Laura J. Esserman liderliğindeki çalışma, kadınları dört farklı risk grubuna ayırdı. En düşük risk grubundaki kadınların taramaya 50 yaşında başlaması önerilirken, en yüksek risk grubundakilere yılda iki kez mamografi ve MR kontrolü yapılması sağlandı. Bu yöntemle, daha az tarama yapılan gruplarda ileri evre kanser riski artmadan kaynakların daha verimli kullanılması sağlandı.
Aile Geçmişi Olmasa Bile Risk Olabilir
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, yüksek riskli genetik varyant taşıyan kadınların %30'unun ailesinde meme kanseri geçmişi bulunmamasıydı. Mevcut klinik kılavuzlara göre bu kadınların çoğu genetik test kapsamına girmiyordu. WISDOM çalışması, aile öyküsüne bakılmaksızın yapılan genetik testlerin ve çok genli risk skorlarının (polygenic risk score), erken teşhis başarısını %12 ile %14 oranında artırdığını ortaya koydu.
Kişiselleştirilmiş Korunma Stratejileri
Çalışma sadece tarama sıklığını belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda yüksek riskli kadınlara özel beslenme düzeni, fiziksel aktivite artışı ve risk azaltıcı ilaçlar gibi kişiselleştirilmiş korunma stratejileri sunuyor. Katılımcıların %89'u bu kişiselleştirilmiş modeli tercih ederek, gelecekteki sağlık yönetimi trendlerine dair güçlü bir sinyal verdi.
Taramada Verimlilik ve Güvenlik
Uzmanlar, kaynakların düşük riskli kadınlardan yüksek riskli kadınlara kaydırılmasının meme kanserini önlemede çok daha stratejik bir yol olduğunu belirtiyor. WISDOM 2.0 çalışması ile araştırmacılar, agresif kanser türlerini daha erkenden yakalayabilmek için risk modellerini geliştirmeye devam ediyor.
Kaynak: UCSF / JAMA / ScienceDaily