Meme Kanseri Tedavisinde D Vitamini Mucizesi: Kemoterapinin Etkisini %79 Artırıyor!
Günlük D vitamini takviyesinin, kemoterapinin etkisini sessizce ama güçlü bir şekilde artırabileceği ortaya çıktı. Yapılan yeni bir araştırmada, tedavi sürecinde düşük doz D vitamini kullanan kadınların, kullanmayanlara oranla kanserin tamamen yok olması ihtimalinin çok daha yüksek olduğu gözlemlendi. D vitamininin bağışıklık fonksiyonlarını desteklemesi ve birçok hastada bu vitaminin eksik olması nedeniyle, tedavide beklenenden çok daha büyük bir rol oynuyor olabileceği düşünülüyor.
D Vitamini Tedavi Başarısını %79 Artırıyor
FAPESP tarafından finanse edilen ve FMB-UNESP Genel ve Eğitim Hastanesi onkoloji polikliniğinde tedaviye başlamaya hazırlanan 45 yaş üstü 80 kadının katıldığı araştırmada çarpıcı sonuçlar elde edildi. Katılımcılar iki eşit gruba ayrıldı: Bir grup günlük 2.000 IU (uluslararası birim) D vitamini alırken, diğer gruba plasebo (etkisiz tablet) verildi. Tüm kadınlar, ameliyat öncesinde tümörleri küçültmek ve cerrahi işlemi kolaylaştırmak amacıyla uygulanan "neoadjuvan kemoterapi" sürecinden geçti.
Kanserin Tamamen Yok Olma Oranı Yükseliyor
Altı aylık sürecin sonunda iki grup arasındaki fark oldukça belirgindi. D vitamini takviyesi alan kadınların %43'ünde kemoterapi sonrası kanserin tamamen yok olduğu görüldü. Buna karşılık, plasebo grubundaki kadınların sadece %24'ünde benzer bir sonuç elde edildi.
Beslenme ve Kanser (Nutrition and Cancer) dergisinde yayımlanan çalışmanın yazarlarından Brezilya Mastoloji Derneği São Paulo Bölge Başkanı Eduardo Carvalho-Pessoa, konuyla ilgili şunları söyledi: "Katılımcı sayısının az olmasına rağmen kemoterapiye verilen yanıtta önemli bir fark gözlemlemek mümkün oldu. Üstelik araştırmada kullanılan 2.000 IU doz, D vitamini eksikliğini gidermek için kullanılan standart haftalık 50.000 IU dozunun çok altındadır."
D Vitamininin Bağışıklık ve Sağlık Üzerindeki Rolü
D vitamini en çok, güçlü kemik yapısını korumak için kritik olan kalsiyum ve fosfor emilimine yardımcı olmasıyla bilinir. Ancak, vücudun enfeksiyonlara ve kanser dahil hastalıklara karşı savunmasına yardımcı olan bağışıklık fonksiyonlarında da rol oynadığına dair kanıtlar artmaktadır. D vitamini ve kanser üzerine yapılan önceki çalışmaların çoğu, bu araştırmada kullanılan dozdan çok daha yüksek dozlara odaklanmıştı.
Vücut, D vitaminini temel olarak güneş ışığına maruz kalarak üretir; ancak bazı gıdalar yoluyla da alınabilir. Mevcut kılavuzlar çoğu yetişkin için günlük 600 IU, yaşlılar için ise 800 IU önermektedir. Aşırı alım zararlı olabilir ve kusma, halsizlik, kemik ağrısı ile böbrek taşı gibi semptomlara yol açabilir.
Düşük Vitamin Seviyeleri ve Tedavi Yanıtı
Çalışmanın başlangıcında katılımcıların çoğunda D vitamini seviyesi düşüktü (kan mililitresinde 20 nanogramdan az). Brezilya Romatoloji Derneği ise bu seviyenin 40 ile 70 ng/mL arasında tutulmasını önermektedir.
Carvalho-Pessoa, Agência FAPESP'ye verdiği demeçte şunları ekledi: "Takviye ile kemoterapi süreci boyunca vitamin seviyeleri arttı, bu da hastaların iyileşmesine olası bir katkıyı pekiştiriyor. D vitamini, kemoterapi yanıtını iyileştirmek için kullanılan ve bazılarının devletin sunduğu ücretsiz ilaç listesinde bile yer almayan diğer ilaçlara kıyasla erişilebilir ve ucuz bir seçenektir."
Gelecek İçin Umut Verici Sonuçlar
Bulgular, D vitamininin kanser tedavisinde destekleyici bir rol oynayabileceğine işaret etse de araştırmacılar daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğu konusunda uyarıyor. Daha geniş kapsamlı çalışmalar, takviyenin ne kadar etkili olduğunu doğrulamaya ve kemoterapi yanıtını tam olarak nasıl etkilediğini netleştirmeye yardımcı olacaktır.
Carvalho-Pessoa, "Bunlar, daha fazla katılımcıyla yapılacak yeni çalışmaları haklı çıkaran cesaret verici sonuçlardır. Bu, D vitamininin meme kanserinde iyileşme şansını artırmadaki rolünü daha iyi anlamamızı sağlayacaktır," diyerek sözlerini tamamladı.
---
Kaynak: ScienceDaily / Agência FAPESP