🔭 BilimBox

STEM Alanındaki Kadınların %97,5'i "Sahtekarlık Sendromu" ile Mücadele Ediyor

📅 27.04.2026 16:51 | ⏱️ 2 dk okuma | 🔥 6 okunma
STEM Alanındaki Kadınların %97,5'i "Sahtekarlık Sendromu" ile Mücadele Ediyor

Başarıları kanıtlanmış olsa bile, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarındaki lisansüstü eğitim alan kadınların neredeyse tamamı kendilerini "yetersiz" veya "sahtekar" hissediyor. Binghamton Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir araştırma, bu zihinsel yapının başarıyı şans olarak görmeye, tükenmişliğe ve akademik hayatı bırakma düşüncesine yol açtığını ortaya koydu.

İmpostorizm (Sahtekarlık Sendromu) Nedir?

Düşük özgüven veya depresyondan farklı bir psikolojik kalıp olan impostorizm, nesnel başarı kanıtlarına rağmen kişinin kendi yeteneklerinden sürekli şüphe duymasıdır. Araştırmacı Jiyun Elizabeth Shin'in çalışmasına göre, STEM alanındaki kadınların %97,5'i bu duyguyu orta veya yüksek seviyelerde yaşıyor. Bu kişiler, çevrelerindekilerin kendi zekalarını abarttığını düşünüyor ve bir gün "yetersizliklerinin" ortaya çıkacağından korkuyorlar.

Başarı Neden "Şans" Gibi Görülüyor?

İmpostorizm yaşayan bireyler, yüksek notları veya ödülleri yetenek yerine "doğru zamanda doğru yerde olmak" gibi dış faktörlere bağlıyor. Özellikle kadınların bu alanlardaki eksik temsili ve kökleşmiş toplumsal klişeler, bu duyguyu daha da tetikliyor. Kişi, başarısını içselleştiremediği için aynı başarıyı tekrarlayamayacağından endişe duyuyor.

Ruh Sağlığı ve Tükenmişlik Riski

Shin'in araştırması, bu duygunun ciddi sonuçları olduğunu gösteriyor: "Bulgularımız, sahtekarlık hissinin daha kötü bir ruh sağlığına, yüksek tükenmişlik oranına ve okulu bırakma eğiliminde artışa neden olduğunu kanıtladı." Zekanın değiştirilemez bir özellik olduğuna dair inanç (sabit zihniyet), bu süreci daha da zorlaştırıyor.

Çözüm: Konuşmak ve Sosyal Destek

Pek çok başarılı birey bu hisleri kendine sakladığı için izolasyon ve stres derinleşiyor. Araştırmacılar, bu konunun açıkça konuşulmasının ve sosyal destek ağlarının kurulmasının, bu döngüyü kırmak için hayati bir adım olduğunu vurguluyor. Zekanın esnek ve geliştirilebilir bir yapı olduğu inancını benimsemek, bu korkuları azaltmaya yardımcı olabilir.

Kaynak: Binghamton University / Social Psychology of Education / ScienceDaily

İlginizi Çekebilir

← Anasayfaya Dön