Galaksinin Yalnız Avaresi: Samanyolu'nda Başıboş Dolaşan Dev Bir Gezegen Keşfedildi
Kaynak: ScienceDaily | 26.04.2026
Gökbilimciler, hem dünyadaki teleskopları hem de uzaydaki gözlemevlerini kullanarak Samanyolu Galaksisi'nde tek başına dolaşan sahipsiz bir gezegen keşfetti. Satürn kütlesindeki bu gezegenin, bir yıldızın etrafında oluştuktan sonra galaktik boşluğa fırlatıldığı tahmin ediliyor.
Çoğu gezegen bir veya daha fazla yıldızın yörüngesinde dönerken, bazı dünyaların galaksi boyunca tek başlarına seyahat ettiği biliniyor. "Başıboş" veya "sahipsiz" gezegenler olarak adlandırılan bu nesneler, herhangi bir yıldıza bağlı olmadıkları ve çok az ışık ürettikleri için tespit edilmeleri oldukça zordur. Astronomlar, bu gizemli dünyaları genellikle "mikro mercekleme" adı verilen ve gezegenin yerçekiminin uzaktaki bir yıldızın ışığını kısa süreliğine bükmesiyle oluşan etkiyi izleyerek bulabiliyorlar.
Çift Bakış Açısıyla Gelen Keşif
Subo Dong ve ekibi tarafından yürütülen yeni araştırmada, bu kez farklı bir yöntem izlendi. Keşfedilen mikro mercekleme olayı, hem yeryüzündeki anket çalışmalarıyla hem de Gaia uzay teleskopuyla aynı anda gözlemlendi. Bu iki farklı noktadan gelen verilerin zamanlamasındaki küçük farklar, bilim insanlarının "mercekleme paralaksını" ölçmesini sağladı. Bu sayede, normalde hesaplanması çok zor olan gezegenin kütlesi ve galaksideki tam konumu ilk kez bu kadar net bir şekilde belirlenebildi.
Satürn'ün İkizi Gibi: Ama Yıldızsız
Yapılan ölçümler, gezegenin Jüpiter'in kütlesinin yaklaşık %22'sine sahip olduğunu ve Samanyolu'nun merkezinden yaklaşık 3.000 parsek uzaklıkta bulunduğunu gösterdi. Kütle bakımından Satürn'e oldukça benzeyen bu gezegenin, küçük bir yıldız gibi kendi başına oluşmak yerine, bir gezegen sisteminin içinde doğduğu düşünülüyor.
Bilim insanlarına göre, bu tür düşük kütleli sahipsiz gezegenler başlangıçta bir yıldızın etrafında oluşuyor, ancak daha sonra diğer gezegenlerle olan yerçekimsel etkileşimler veya dengesiz yıldız yoldaşları nedeniyle yörüngelerinden dışarı fırlatılıyorlar. Bu keşif, gezegenlerin yıldız sistemlerinden nasıl dışlandığına ve galaksiler arası boşluğa nasıl savrulduğuna dair yepyeni bir pencere açıyor.